VAHŞİ KARA HAYVANLARI


ASLANLAR

image
Aslan, Latince adı Felis leo. Bu vahşi hayvanlar kedigiller familyasındandır. Aslanlar büyük kediler olarak da adlandırılırlar.Bu vahşi hayvanlar, kedigiller ailesinin en büyüğüdür. Aslanlar içinden en bilineni Senegal Aslanıdır.

Aslanlar geniş yüzlü, güçlü çeneli, uzayıp çekilebilen tırnaklı, sarı-açık kahverengi kısa ve yatık tüylü vahşi hayvanlardır. Bu vahşi hayvanlar güçlü pençe darbeleri ile bazı hayvanların belini bile kırabilir. Aslanlar büyük ve diken gibi sert tırtıklı bir dile sahiptir. Bu vahşi hayvanlar saldırı anında 60-70 km/saat hıza ulaşabilirler. Aslanlar durdurğu yerden 3,5 m yüksekliğe zıplayabilir, aslanlar koşarken de 2 metre uzaklığa atlayabilir. Dişi aslanlar 110-150 , erkek aslanlar 190-280 kg ağırlığa ulaşırlar. Erkek aslanın boyu 2.5 m, yüksekliği 90 cm civarıdır. Dişi aslanlar 2.3 m boyunda ve 75 cm yüksekliğindedir. Bu vahşi hayvanlar gözlerini bir taraftan diğerine çok fazla hareket ettiremedikleri için, yan taraftaki bir nesneye bakmak için kafalarını döndürmek zorundadır. Ancak aslanlar kendilerine gece avlanma olanağı sağlayan çok az ışıkta dahi çok iyi görüşe sahiptirler.
Çiftleşme mevsimleri değişiktir. Çiftleşmeden 108 gün sonra 3-6 arası yavru doğrurular. Aslan yavruları doğduklarında gözleri tamamen kapalıdır. Dişi aslanlar yavrularını 3 ay emzirir. Yavru aslanlar anne aslan ve baba aslan tarafından 3 yaşına kadar korunarak yetiştirilirler. 3 yaşını dolduran erkek yavruların yeleleri çıkmaya başlar, aslanlar 7 yaşında olgunlaşırlar.

Bu vahşi hayvanlar etobur beslenirler. Aslanlar genellikle su kenarları ve diğer hayvanların beslenme alanlarında tekli veya grup halinde avlanırlar. Grup halinde avlanan aslanlar çok iyi organize olurlar ve aslanlar av esnasında kesinlikle birbirleri ile asla kavgaya girmezler. Antilop, zebra, impala, manda, geyik, zürafa, ceylan, maymun, domuz, yavru filler ve daha birçok hayvan için ölümcül bir düşmandır. Genelde fil, gergedan ve timsahlara saldırmaz.

Aslanlarda çoğu zaman dişi aslanlar avlanır. Fakat bu vahşi hayvanlar için her ne kadar dişi aslan avı yakalamış olsa da avı yeme önceliği erkek aslanındır. Aslanlar yakaladığı avının önce iç organlarını yer, eğer doymamışsa aslanlar, daha sonra da etini yer. Aslanlar avlandıktan ve karnı doyduktan sonra avından geriye kalanı orada bırakır ve bir daha o leşi yemez.
Aslanlar tok olduğu sürece hiç bir hayvana saldırmaz. Genellikle akşam karanlığında avlanan aslanlar karnı doyduğunda bütün gününü uyumak ve dinlenmekle geçirir

ÇİTALAR

Çita, Latince adı Acinonyx jubatus. Bu vahşi hayvanlar kedigiller familyasındandır. Dünyanın en hızlı koşan memeli hayvanıdır. Afrika'da yaşar
image
Çitaların gözlerinin altından ağzına ve çenesine inen siyah çizgileri vardır. Bu çizgiler güneşin yansımalarını azaltır ve çitalar diğer vahşi hayvanların aksine günün en sıcak saatlerinde bile daha rahat bir görüş ile avlanabilirler. En bilinen özelliği hızlı koşmasıdır. Bu vahşi hayvanlar dünyanın en hızlı koşan memeli hayvanıdır. Çitalar aslanlardan farklı olarak, sürü halinde veya saklanarak avlanmak yerine, yüksek hızının avantajını kullanarak avına koşarak saldıran bir hayvandır. Çitalar sıfırdan 120 km/saat hıza sadece 3,1 saniye gibi inanılmaz bir sürede erişir. Çitalar en yüksek hızda koşarken adım arası mesafe 15 metreye çıkar. Eğer yüksek hızda 500 metreden dah uzağa koşarsa vücut ısısı 46 derecenin üstüne çıkar ve bu sıcaklık çitanın beynine zarar verir. Bu yüzden avlanma sırasındaki koşusu genellikle bir dakikadan daha kısa sürer.

Bu vahşi hayvanlar impala, ceylan, tavşan gibi otçul hayvanları avlar. Çitalar hızlı koşsa da, saldırılarının %50'sinde başarılı olur ve avını yakalar. Çitalar, uzun kuyruklarının oluşturduğu denge kontrolü ile ani manevralar yapabilirler. Çitalar, aslanlarda olduğu gibi avının boynunu ısırır, boğar ve bazen de boynunu kırar. Bu vahşi hayvanlar avını yerken aslan, sırtlan gibi yırtıcı hayvanlar gelirse o bölgeden çekilerek avını bırakır. Çünkü sırtlan gibi çenesi güçlü ve aslan gibi güçlü pençelere sahip vahşi hayvanlar tarafından yapılacak bir saldırıda ince kemikleri ciddi yaralanabilir. Bunun için çitalar avını ya bir an önce yemeye çalışır ya da güvenli bir yere taşır. Çitalar avladıkları hayvanın önce iç organlarını yer. Bu vahşi hayvanlar avını yerken aslan, sırtlan gibi yırtıcı hayvanlar gelirse o bölgeden çekilerek avını bırakır. Çünkü sırtlan gibi çenesi güçlü ve aslan gibi güçlü pençelere sahip vahşi hayvanlar tarafından yapılacak bir saldırıda ince kemikleri ciddi yaralanabilir.

Dişi çitalar 2 yaşında erişkin çita olurlar. Erkek çitalar 1 yaşında erişkin olurlar. Çita yavrularının %90'ı sırtlan, kartal gibi vahşi hayvanların saldırıları ile sonradan ölür. Çitalar 20 yıldan daha uzun süre yaşayabilirlerse de, en güçlü silahı olan hızı azaldığından avlanma ve beslenme problemleri nedeni ile ölürler.

TİMSAHLAR

image
Timsahlar, Latince adı Crocodilia. Timsah arapça kökenli bir kelimedir.

Timsahlar sıcak bölgelerde bataklıklar ve su kenarlarında yaşarlar. Timsahlar çoğunlukla Amerika, Afrika, Madagaskar, Güney ve Doğu Asya ile Orta Avustralya'da bulunur. Tuzlu sularda yaşayan timsahlar da vardır. Boyu 15 metre civarında tahminen de 4000 kg ağırlığında timsah fosillerine rastlanmıştır. Boyu 4 metreye kadar olan timsahlar vardır. Timsahlar 2000 kg ağırlığa kadar ulaşabilirler. İri yapılı bu vahşi hayvanların vücudunun üstü kemik gibi sert pullarla örtülüdür. Timsahlar ön ayaklarında beşer, arka ayaklarında dörder parmağa sahiptir. Timsahların parmak araları perdelidir. Timsahların uzun kuyrukları suda kürek vazifesi görür hızlı bir şekilde ilerlemesine olanak sağlar. Timsahların sağlam yapıda dişleri vardır.
Bu vahşi hayvanların çeneleri ise hayvanlar aleminin en kuvvetli ısırma gücüne sahip çenelerindedir. Timsahların ağızlarında 80 diş bulunur. Timsahlar, bu dişleriyle ve güçlü çeneleri ile ırmaklarda yaşayan kalın kabuklu kaplumbağaların kabuklarını bile kırabilirler.
               image
Timsahların sadece üst çenesi açılır. Timsahların dili, ağzın alt kısmına yapışıktır. Timsah gözleri, burunları ve kulakları kafalarının üst kısmında bulunur. Bu sadeyede timsahlar suda yüzerken etraflarını görebilir, işitir ve solunum yaparlar. Timsahlar renk körüdür ancak bu vahşi hayvanlar gece bir iyi bir görüş düzeyine sahiplerdir. Timsahların gözleri 3 perdelidir. Timsahlar suya girdiklerinde burun ve kulak deliklerini birer kapakla örter. Timsahlar ağız gerisinde bulunan bir kıvrımı, damaklarına yapıştırarak soluk ve yemek borularını birbirinden ayırabildiklerinden su altında bile avlarını ısırıp yiyebilirler. Timsahlarda konik yapılı dişleri aşındıkça yenileri çıkar.

Timsahlar ağır vücutlarını karaya çıktıklarında zor taşımalarına rağmen yine de ani ve hızlı kısa ataklar yapabilir, ancak bu vahşi hayvanlar suda hızlı ve çevik bir canavara dönüşürler ve iyi yüzerler.

Bu vahşi hayvanlar, Balık, kuş ve suya gelen diğer hayvanlarla beslenirler. İnsanlara da saldıranları vardır. Timsahlar avlarını güçlü çeneleri arasına sıkıştırıp suya çekerek boğarlar. Timsahlar dişlerini avlarını parçalamada kullanırlar. Bu vahşi hayvanlar parçalara ayırdıkları avlarını çiğnemeden parçalar halinde yutarlar. Timsahlar büyük parçalar halinde yuttukları etleri daha rahat sindirmek için çakıl ve taş da yutarlar.

Timsahlar yumurtayla çoğalırlar. Çiftleşme sonrası sonra dişi timsah, bir kumluk alana açtığı çukur içine kaz yumurtası iriliğinde 50 kadar yumurta bırakır ve dişi timsah yumurtların üzerini kumla örter. Dişi timsah, yavru timsahlar, timsah yumurtalarından çıkana kadar bazen 3 ay yuvanın etrafından ayrılmaz. Dişi timsahlar bu sürede çok sınırlı avlanabildiklerinden kilo kaybederler. Erkek timsah bu dönemde dişiyi beslemez. Yavru timsahlar yumurtadan çıkmaya ve yumurta kabuğunu kırmaya hazır olunca 20 metre kadar uzaklıktan duyulan sesler çıkararak anne timsahı yardıma çağırırlar. Dişi timsah, kumları açarak yavruları ağzının içine alır ve suya taşır. Bakıma muhtaç timsah yavruları 1,5-2 ay anne timsah ve baba timsah tarafından diğer vahşi hayvanlar tarafından gelecek saldırılara karşı korunur.
Yırtıcı kuşlar ve diğer vahşi hayvanlar timsah yavrularına düşkündür. Yavru timsahlar tek başlarına kalmaya başladıklarında büyük timsahların saldırılarına karşın, ergin timsahlardan uzak dururlar. Yavru timsahlar iyice büyüyene kadar balık yumurtaları, salyangoz ve diğer küçük su canlıları ile beslenirler.

SIRTLANLAR

image
Sırtlan, Latince adı Crocuta crocuta . Sırtlanlar memeli vahşi hayvanlardandır. Sırtlanlar Afrika, Arabistan ve Hindistan ın doğusunda yaşarlar. Aslanlar gibi en yırtıcı vahşi hayvanlardandır. Sırtlanlar etoburdurlar ve hem canlı avlanırlar hem de leş yiyicidirler. Sırtlanlar sanılanın aksine köpekle değil, kediyle daha yakın akrabadırlar.

Çizgili sırtlanlar (Hyaena hyaena), Bayağı sırtlan olarak da bilinir, diğer sırtlanlardan daha küçük olan bir sırtlan türüdür. Yalnızca Afrika'da bulunan diğer sırtlan türlerinden farklı olarak bu tür başka bölgelerde hatta Türkiye'de de bulunur.

Sırtlanların enselerinden sırtına kadar sert ve dik kıllardan oluşan bir yele vardır. Sırtlanlarda bu tüylerin uçları siyahtır. Sırtlanlarda kulak kenarı ve içi beyaz, boyun ve çene altı siyah, ağız çevresi ve pençeleri ise kahverengidir. Sırtlanlar açık kırçıl ya da pas renginde ve koyu benekli posta sahiptir. Sırtlanlar ön ve arka ayaklarda4'er parmağa sahiptir. Sırtlanların başları iri ve kulakları büyüktür. Kavga anında ve savunma esnasında sırtlanlar yelelerini kabartır, kuyruklarını dikerler. Sırtlanların ön bacakları arka bacaklarından daha uzundur. Bu vahşi hayvanlar tırnaklarını aslanlar gibi geri çekemezler.
Benekli sırtlanlar gelişmiş bir duyma ve keskin bir gece görme kapasitesine sahiptirler. Hızlı değillerdir. Fakat çok uzun mesafeleri yorulmadan koşabilirler. Anaerkildirler ve dişi sırtlanlar tarafından yönetilen büyük gruplar halinde yaşarlar. Sırtlanlar feryat veya kahkaha gibi farklı tuhaf sesler çıkartırlar. Sırtlanlar bu bağrışlarını avın yada leşin yerini arkadaşlarına belli etmek için kullanırlar. Sırtlanların duyma kabiliyetleri çok hassastır ve geceleri keskin görüş alanına sahiptirler. Sırtlanlar uzun mesafeler boyunca yorulmaksızın hızlı koşabilirler.

Sırtlanlar 110 günlük gebelik sonrası bir doğumda 2 yavru meydana getiriler. Yavrular 1-2 yıl içinde ergin sırtlan olurlar. Yaklaşık 25 yıl yaşayabilen sırtlanlar 80 kg ağırlığa ve 150 cm boya ulaşabilirler. Bu vahşi hayvanlar gündüzleri in ve mağaralarda, yarık ve kovuklarda dinlenirler.
                image
Sırtlanlar genelde grup olarak avlanırlar veya diğer vahşi hayvanların avlarından kalan artıklarla beslenirler. Çizgili sırtlanlar diğer benekli sırtlanlar gibi büyük avlar yakalayamaz. Leşle beslenir yada küçük kemirgen yada kuş türü hayvanlarla beslenirler. Vahşi hayvanlar içinde en güçlü ısırma kuvvetine sahip havyalar arasındadır. Sırtlanların boyun kasları çok güçlüdür.
Bu vahşi hayvanlar güçlü boyun ve çene kaslarını ve çenesi ile avının kemiklerini kırabilir. Sırtlanlar bir seferde ağırlığının üçte biri kadar yiyecek yiyebilir. Benekli sırtlanlar grup halinde avlanırlar. Bu sırtlanlar diğer vahşi hayvanlardan farklı olarak değişik avlanma tekniklerine sahiptir. Zebra gibi büyük bir avı yakalarken, bir sırtlan hayvanın sırtına atlayarak ısırır. Diğer sırtlanlar da karnını ısırarak deşer ve iç organlarını parçalar. Avı kısa sürede yakalayıp yerler. Sırtlanlar çoğu kez diğer yırtıcı hayvanlardan çaldıklarıyla beslenirler.

KURTLAR

image
Kurt veya boz kurt Latince adı Canis lupus. köpekgiller (Canidae) familyasının en yaygın ve en iri türüdür

Gri kurt ya da orman kurdu olarak da bilinen boz kurt, dünyadaki en yaygın ve en çok bilinen kurt türüdür. Bir çok iklime ve ortama çok iyi uyum sağlayabilen kurtlar, kuzey kutbunun buz çöllerinden, Orta Asya'nın ve Kuzey Amerika'nın kum çöllerine kadar farklı ortamlarda yaşamaktadırlar.

Kurtlar birçok hayvan için korkulan bir yırtıcıdır. Kurtlar zeki, iri ve kuvvetli bir hayvandır. Kurtlar 50-90 kg ağırlığa ve 1,2 metre 120 boya ulaşabilirler. Kuyruğu 40-50 cm olan kurtların yüksekliği 90cm'dir. Kurtlar 20 yıl kadar yaşarlar.

Kurdun kalın ve sık tüylü postu farklı renklerdedir. Bazı kurtlar sarı veya kahverengi benekli de olabilir. Kuzey ülkelerinde uzun ve beyaz kışlar dolayısıyla kurtlar da çoğu zaman açık renkli olurlar. Kurtların kulakları vücuduna ve diğer vahşi hayvanlara kıyasla nispeten kısadır. Kurtlardaki kısa kulaklar kışın dondurucu soğuklarında donmasına karşı onları korur. 30 km/saat hızla koşabilirler. Kurdun gün batarken ki uluması derin ve dalga dalga uzayan, tüyler ürpertici bir sestir. Kurtların, her birinin ayrı bir anlamı bulunan farklı bağırışları vardır. Kurt uluduğunda sesin tam olarak nereden geldiği anlaşılamaz.

Kurtlar İlkbaharda çiftleşirler. Erkek kurt, genel olarak ölene dek bir tek eşle kalır. Erkek kurtlar, dişi kurtların 9 metreye varan yeraltı inini ve buraya giden tüneli kazmasına yardım eder. Kurt çifti bazen de kayalık bir mağarayı veya başka bir hayvanın terk edilmiş inini yuva olarak kullanır. Dişi kurtlar bir doğumda 4-10 arası yavrukurt doğurur. Anne kurtlar avlanmadığı zaman, ine yakın tepelik bir yerde dinlenir. Bir vahşi hayvan tehdidi olduğunda önce ailesine işaret verir ve gerekirse dikkati üzerine çekmek amacıyla kısa kısa havlayarak geri çekilerek vahşi hayvanı kendi üzerine çeker ve yuvadan uzaklaştırır. Eğer dişi kutra bir şey olursa erkek kurt yavruları büyütür. 3 haftalık yavrular inden çıkmaya başlar. Kurtlarda aile bağları güçlüdür ve bir kurt tuzağa düştüğünde diğer aile bireyleri yardıma koşar.
                image
Kurtlar genel olarak sessiz ve sakin yerlerde yaşar ve etrafa hakim olan tepelerin yüksek yerlerine yerleşirler.Kurtlar genel olarak sürü halinde avlanır. Kurt sürüleri genel olarak hepsi aynı ailenin üyesi bir 10-12 hayvandan oluşur. Anne, baba ile yavrularından başka yetişkin birkaç akraba da birlikte avlanabilir. Bu vahşi hayvanların geniş bir avlanma alanları vardır. Kurtlar geyik, dağ koyunu, ren geyiği, tavşan, kemirgenler gibi hayvanları avlarlar. Ayrıca leş yiyicilerdir. Bu vahşi hayvanlar ayrıca insanların yaşadıkları bölgelerde evcil hayvanlardan koyunlara, sığırlara ve atları da avlar. Kurt bir defada ağırlığının beşte biri kadar yiyebilir.

KUTUP AYILARI

image
Kutup ayısı, Latince ismi Ursus maritimus. Bu vahşi hayvanlar beyaz ayı, ya da deniz ayısı, ayıgiller (ursidae) familyasından kuzey kutup bölgesinde buzullar üstünde yaşayan vahşi bir ayı türüdür. Kutup ayıları yaşayan en büyük kara etoburudur.

Kutup ayıları 2,5-3 m uzunlukta ve 400-500 kg ağırlıkta olabilmektedirler. Kutup ayıları bulunduğu ortama çok iyi uyum sağlamıştır. Kutup ayılarının kalın beyaz kürkü soğuktan korur ve beyaz rengi ile buz ve karla kaplı ortama çok iyi saklanır. Derisinin altında kalın bir yağ tabakası vardır. Ayak tabanlarının altında deriden yastıklar ve tüyler olduğundan buzlar üzerinde kaymadan rahatlıkla hareket eder.
Kutup ayıları denizlerde çok rahat yüzerler. Bu vahşi hayvanlar karada 40 km/saat hızla koşabilir ve bu hızla bir ren geyiğini yakalayabilir.
Kutup ayıları yalnız yaşar. Erkek ve dişi kutup ayıları sadece çiftleşme mevsiminde bir araya gelirler. Ve sonra kutup ayıları tekrar ayrılırlar. Çiftleşme sonrası gebe dişiler kar içine yaptıkları inlerinde kış uykusuna yatar.

Kutup ayısı birçok vahşi hayvandan farklı olarak karada, denizde ve buz üzerinde rahatlıkla avlanabilir. Çok güçlü pençeye sahip kutup ayıları, sağlam dişlere ve güçlü bir çeneye sahiptir. En çok balık ve foklarla beslenir. Kutup ayıları yaşadıkları bölgedeki geyikler, tilkiler, balıklar, foklar ve kuşlar gibi hemen hemen tüm canlılarla beslenebilir. Buzları kırarak buz altındaki balıkları ve saklanan fokları avlar. Havalar ısınmaya başladığında karada bitkilerle de beslenir. Aç olduğunda insanlara bile saldırır.

PİTON YILANI

image
Piton, Latince adı Pythonidae. Asya ve Afrika'da yaşayan yılangiller familyasından çok tehlikeli ve ölümcül bir vahşi hayvandır. Asya, Afrika'da yaşar. Piton yılanı zehirsizdir. Bu vahşi hayvanlar dünyanın en uzun yılanlarındandır. Bir piton yılanının boyu 10 metreye ağırlığı 100 kg'a çıkabilir. Piton yılanları yumurtlayarak ürerler. Bazı türlerde dişi piton yumurtaların üzerine kıvrılarak kuluçkaya yatar. Piton yavruları yumurtadan 2-3 ay içinde çıkar. Pitonlar genelde bataklık ve suya yakın alanlarda daha çok bulunur. P

Pitonlar genelde gece avlanır. Piton yılanı çoğunlukla bir dala asılarak altlarından geçen memelilere pusu kurar. Piton yılanı avlarını yerde de takip edebilirler. Pitonlar geyikler, timsah, yılanlar, kuşlar, kemirgenler, yaban domuzları, ceylanlar, zebralar ve antiloplar gibi farklı hayvanlarla beslenir.
Piton yılanı avına dolanır ve güçlü kasları ile avını sıkarak nefes almasını engeller ve piton yılanı bu esnada çoğu kez avının kemiklerini kırar. Avı tamamen öldükten sonra avın başından itibaren yutmaya başlar. Ağız yapısı çok esnek olduğundan bir geyik ya da timsahı çok rahat bir şekilde bütün olarak yutabilir. Piton yılanı insanlara da saldırır ve yutar.
Piton yılanları yavaş hareket eden ve karnı tok olduğu sürece sürekli dinlenmekle ve yediklerini sindirir.

ANAKONDA YILANI

image
Anakonda, Latince adı Eunectes murinus. Anakonda Venezuela, Brezilya gibi yerlerde Amazonlar bölgesinde yaşayan yılangiller familyasından çok tehlikeli ve ölümcül bir vahşi hayvandır. Asya, Afrika'da yaşar. Anakonda zehirsizdir. Anakondaların yeşil anakonda, nehir anakondası gibi bilenen türleri vardır. Bu vahşi hayvanlar dünyanın en uzun yılanıdır. Pitonlarla karıştırılabilirler. Bir anakondanın boyu 10 metreyi geçebilir. Büyük bir anakonda 100 kg'dan fazla kilolu olabilir. Anakonldalar yumurtlayarak ürerler. Anakondalar üreme döneminde genelde suda bulunurlar. Anakonda suda da çok rahat ilerler. Bazı türlerde dişi anakonda, yumurtaların üzerine kıvrılarak kuluçkaya yatar. Anakonda yavruları yumurtadan 2-3 ay içinde çıkar. Anakonda yavruları 90 cm boyundadır. Anakondalar pitonlar gibi genelde bataklık ve suya yakın alanlarda daha çok bulunur.

Anakondalar geyikler, timsahlar, yılanlar, kuşlar, kemirgenler, yaban domuzları, ceylanlar, zebralar ve antiloplar gibi farklı hayvanlarla beslenir.
Anakonda yılanı avına dolanır ve güçlü kasları ile avını sıkarak nefes almasını engeller, ezer ve ve piton yılanı bu esnada çoğu kez avının kemiklerini kırar. Anakonda avı tamamen öldükten sonra avın başından itibaren yutmaya başlar. Anakondanın ağız yapısı çok esnek olduğundan bir geyik ya da timsahı çok rahat bir şekilde bütün olarak yutabilir. Anakonda yılanının insanlara da saldırdığı bazı durumlar söylenir ancak son dönemlerde resmi kayıtlarda bildirilmiş bir anakonda saldırısına bağlı ölüm yoktur.
Anakondalar yavaş hareket eden ve karnı tok olduğu sürece sürekli dinlenir ve yediklerini sindirir. www.vahsihayvanlar.net'de vahşi kara hayvanları hakkında bir çok sorunun cevabı için ...TIKLAYINIZ...